
L’Unione Europea si sta muovendo verso una struttura più centralizzata gestita da Bruxelles, contro USA e Cina. La crescita dell’Eurozona (Bulgaria all’inizio dell’anno), l’espansione di Schengen e della NATO quasi ogni anno e l’agenda comune del mercato dei capitali rientrano in questa tendenza. In che modo questo processo influisce sulla Turchia?
https://i.redd.it/hcnpa6bsfr7g1.png
di VixenPaw
10 commenti
Bizim için iyi olmaz
https://preview.redd.it/qpqxrma9hr7g1.jpeg?width=700&format=pjpg&auto=webp&s=70e4392ed073bf15a163c317e13f4b73fc14d326
Turan gelecek!
Avrupa ve Amerika Türkiye yi kendi taraflarına çekmek için
A – Ülkenin ve halkın işine yarayacak ekonomik tavizler vs. verir yatırımlar yapar
B – Kendi her dediklerini yapacak bir rejim yaratmak için her türlü pisliği yaparlar herkesle iş tutarlar
Bunlardan hangisini seçeceklerine bağlı bence
Türkiye için bu nötr olur. Hakikat şu ki Türkiye’nin gerçekçi olarak AB’ye girme şansı hiç olmadı. Çünkü Türkiye girdiği an Türkiye’den AB’ye kavimler göçü seviyesinde bir akım başlar.
Avrupalı olmadığımız icin bizi ilgilendirmeyen haber. Biz her zaman Avrupalıların nefret ettiği gerektigi yerde de kullandığı Avrasyalılar olarak kalıcaz
Açıkçası böyle bir Avrupa, Türkiye’siz yaşayamaz. Her ne kadar arada böbürlenip bir kesimimiz bilmiş bilmiş “Avrupa bizi sittin sene aralarına almaz, bizim de ihtiyacımız yok” dese de Türkiye’nin de özellikle Atatürk’ün ilerlemeci ve batıcı ilkelerini göz önünde bulundurursak deli gibi Avrupa’ya ihtiyacı var. ABD, Trump altında eskisi gibi Batı dünyasının lideri değil, çünkü aşırı muhafazakar, yayılmacı ve batı ilkelerine de olabildiğince uzak (Rusya ile yakınlaşması da cabası). İsrail meselesine ve insan haklarına hiç girmiyorum. İşte Avrupa, insani ve kültürlü bir “Batı”yı mümkün olabildiğince ABD’den bağımsız sağlamak istiyor. Ancak Avrupa da eski Avrupa değil, özellikle askeri açıdan çok zayıf. İşte burada Türkiye devreye giriyor. Fakat Türkiye’nin askeriye başta olmak üzere Avrupa’ya fayda sağladığı gibi Avrupa’nın da Türkiye’ye bir şeyler vermesi lazım. “Avrupa Türk düşmanı, bizi sevmiyor” diyenleriniz olacaktır ve buna bir yere kadar katılırım. Ancak “bana ne abi, küstüm” diyip Perinçekçiler gibi Rusya-Çin bloğunda alelade bir dikatörlük-sömürge olmaktansa halen daha görece progresif ve insancıl bir medeniyeti savunmayı tercih ederim. Aynı şekilde zamanının sömürgeci İngiltere’sinin 2. Dünya Savaşı sonrası yerini alan ABD-İsrail bloğunun da ne halt ettiğini görüyoruz, özellikle Orta Doğu’da. Dolayısıyla böyle bir fırsatı ne Türkiye, ne de Avrupa kaçırmamalı. Hatta daha da artırıyorum, Azerbaycan başta olmak üzere Türk Dünyası da bu düzene dahil olmalı. Özellikle demokratik ve ekonomik anlamda çok gelişmeye ihtiyaçları var, yılların Rus baskısından sonra onlara çağ atlatabilir. Dahası, Avrupa’nın da petrol ve doğalgazda Rusya ve ABD’ye ihtiyacı kalmaz.
Türkiye ile AB arasında gümrük birligi var, bu sayede EFTA ile esdeger durumdayiz ticaret acisindan. bunun güncellenmesi ile ilgili muzakereler uzun yıllardır sürüyor.
AB bu tarz bir yönelime giderse gümrük birligi muhtemelen Türkiye’nin lehine olacak sekilde güncellenir. Tabi karşılığında ne veririz o ayrı bi konu
AKP’den kurtulmuş bir Türkiye için AB her zaman avantajdır. Fakat şu anki hükumetin bizim menfaatlerimizi düşünme gibi bir derdi yok.
Tayyep varken birşey değişmez.Bir istekleri olduğunda birkaç milyon ateşlerler gürcüye olan gene Türklere olur.