I momenti in cui Kerem Gülkoparan, il presidente distrettuale del Partito della Vittoria, ha minacciato il cassiere che lavorava nell’area mercato di una stazione di servizio nel distretto di Selçuk a Izmir, sono stati registrati dalla telecamera di sicurezza.
Bir ülkücüyü MHP’den çıkarabilirsin ama ülkücülüğü ülkücüden çıkaramazsın. Fıtrat meselesi.
Any-Performance-271 on
Siyasetçilerin hepsi birbirinden yavşak insanlar bunun partisi falan yok puşt puşttur. Şu saatten sonra bu adam görevinden alınmazsa Özdağ’a da yazıklar olsun. Gerçi alınsa bile koşa koşa AKP’ye gider oradan yeni bir koltuk alır.
TechnoKhagan on
*”Ben Zafer Partisi ilçe başkanıyım, aynı zamanda Efes Etik Haber’in sahibiyim.”*
Huge-Bar5647 on
Zafer Partisi işçiyi sevmez.
Sevemez.
Çünkü işçi konuşursa soru sorar, soru sorarsa düzen bozulur. Susan insan ister; düşünen değil, hakkını bilen hiç değil.
Zafer Partisi’nin hayalindeki işçi, sabah erkenden kalkar, akşam geç yatar, aldığı maaşı sorgulamaz ve kendisine nasıl hitap edildiğini umursamaz. Azarlanır, aşağılanır, tehdit edilir ama “devlet”, “millet” denince gözleri dolar. Onurunu değil, sabrını över.
İşçi bir insan değildir; kapital için bir fonksiyondur. Kasada durur, rafta dizer, ses çıkarmaz. Gülerse sorun olur. İşçi gülerse, “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?” deme ihtiyacı hisseder. Zira bu zihniyette hiyerarşi kutsaldır:
Üstte bağıranlar, altta susanlar.
Sendika mı?
“Bölücülük.”
Grev mi?
“Vatana ihanet.”
Hak talebi mi?
“Şımarıklık.”
Ama patronun keyfi?
O, nedense hep “milli çıkar”.
FuriosaTurca on
Güç yozlaştırır.
etlab on
Merak edip baktım: 2024 Seçimlerinde 24.110 geçerli oyun olduğu Selçuk’ta Zafer Partisi adayına 128, belediye meclisinde de 390 oy çıkmış. Neyin güç tribini yaşıyor bu silik anlamadım.
6 commenti
Bir ülkücüyü MHP’den çıkarabilirsin ama ülkücülüğü ülkücüden çıkaramazsın. Fıtrat meselesi.
Siyasetçilerin hepsi birbirinden yavşak insanlar bunun partisi falan yok puşt puşttur. Şu saatten sonra bu adam görevinden alınmazsa Özdağ’a da yazıklar olsun. Gerçi alınsa bile koşa koşa AKP’ye gider oradan yeni bir koltuk alır.
*”Ben Zafer Partisi ilçe başkanıyım, aynı zamanda Efes Etik Haber’in sahibiyim.”*
Zafer Partisi işçiyi sevmez.
Sevemez.
Çünkü işçi konuşursa soru sorar, soru sorarsa düzen bozulur. Susan insan ister; düşünen değil, hakkını bilen hiç değil.
Zafer Partisi’nin hayalindeki işçi, sabah erkenden kalkar, akşam geç yatar, aldığı maaşı sorgulamaz ve kendisine nasıl hitap edildiğini umursamaz. Azarlanır, aşağılanır, tehdit edilir ama “devlet”, “millet” denince gözleri dolar. Onurunu değil, sabrını över.
İşçi bir insan değildir; kapital için bir fonksiyondur. Kasada durur, rafta dizer, ses çıkarmaz. Gülerse sorun olur. İşçi gülerse, “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?” deme ihtiyacı hisseder. Zira bu zihniyette hiyerarşi kutsaldır:
Üstte bağıranlar, altta susanlar.
Sendika mı?
“Bölücülük.”
Grev mi?
“Vatana ihanet.”
Hak talebi mi?
“Şımarıklık.”
Ama patronun keyfi?
O, nedense hep “milli çıkar”.
Güç yozlaştırır.
Merak edip baktım: 2024 Seçimlerinde 24.110 geçerli oyun olduğu Selçuk’ta Zafer Partisi adayına 128, belediye meclisinde de 390 oy çıkmış. Neyin güç tribini yaşıyor bu silik anlamadım.