
Il blocco orientale sta perdendo potere. Pensi che la Turchia dovrebbe restare più vicina all’asse Cina-Russia, agli Stati Uniti o all’UE, che negli ultimi due anni ha cercato di agire in modo più indipendente? Oppure dovrebbe seguire una politica di completo equilibrio e imparzialità?
https://i.redd.it/6dkmsydj06bg1.png
di VixenPaw
30 commenti
Türkiye amerikanin köpeği sence
İran’da sıkıntılı bu arada. Normalde her sene “rejim düşüyor” haberlerine gülüyordum fakat son 1 senede 2 ülkede 1 gecede rejim düştü (Suriye ve Venezuela)
Artık şakası yok bu işin. İran’da tehlikede
Hızlıca tekrar batı eksenine kaydigimizi goreceksiniz, buna korkusu deniyor
Türkiye kurulduğundan beri batı bloğunda bir ülkedir her ne kadar Tayyip gibi tipler bunu değiştirmeye çalışsa da Türkiye her zaman batı bloğunda kalmaya devam edecektir önemli olan ab mi yoksa ABD tarafında mı olacağımız yoksa Rusya İran gibi ülkelerin kendine hayrı yok bir tek Çin ciddi bir tehdit gerisi fasa fiso.
erdoğan varken türkiyenin amerikan mandası olmaktan başka seçeneği yok. denge politikasını falan unut.
Düşen isimler de öyle isimler ki sevinsem mi üzülsem mi bilemedim amına koyım
Türkiye, yurtta sulh, cihanda sulh ilkesinden ayrılmadan tarafsız kalmalı. bu coğrafyada en doğru karar bu
Olum bu adamlar pokemon mu?
Türkiye kendi ekseninde iki tarafada yanlamaya devam etmeli. Şu anda batı bloğu yoğunluklu olsa daha iyi olur ama. Özellikle Trump’ın huyuna gidildimi bir sıkıntı olacağını sanmıyorum
yarrağı yedirtmeyen politika izlemeli ama akpyi tanıdığım için en sert yiyeceğimiz politikayı izleriz
Bu nasıl doğu bloğu mantığı, soğuk savaşta değiliz. Arada brezilya hindistan ve birsürü ülke var. Abd ne kadar rejim düşürmek için agresif davranırsa. Nötr ülkeleri o kadar çin ve rusya uydusuna itiyor zaten.
Türkiye zaten sömürge ne salak salak sorular amk
İki blok var: zenginler ve fakirler bloğu.
olması gereken mümkün olduğunca tarafsız bir şekilde ab tarafıyla yakın olmakken gel gelelim sayın jumhurbaskanumuz yapılabilecek en kötü yol ile abd mandası olmayı sürdürecek
dünya beşten büyük 😀
çin—rusya ekseni diye bir şey kalmadı. abd—rusya ekseni desek daha doğru.
trump avrupa’yı çoktan sattı!
ABD’deki tekno milyarderler ile Rus oligarklar birbirinden farklı mı sanıyorsunuz? ikisi de aynı sistemi destekliyor ve bu “batı demokrasisi” değil artık. trump Batı’nın sözde değerlerini savunan bir lider değil. ki o değerlerin kendileri de iki yüzlü ve tartışmalı bir hale geldiği için Trump başa geldi.
Rusya iki günlük planlar ile yönetilen bir devlet değil. yarın çin ile baş başa kalmak istemez.
bunun başlangıcı Afganistan’da ve suriye’de verilmişti. Avrupa’nın Afrika’daki güç kaybı da bunların sonucuydu.
dünya artık kimin gücü kime yeterse dönemine geri dönüyor, bu da büyük savaşlar ve topyekûn son yakındır demek.
Avrasya ve Atlantik bloğu falan kalmadı. Avrupa ve Çin daha yakın hareket ederken Rusya ve ABD yakınlaşıyor. Ama genel olarak herkes bireysel takılıyor.
Türkiye her türlü emperyalizmin karşısında, demokratik, tam bağımsız, kendine egemen bir çizgide durmalı.
Otursun otuedugu yerde. Ne siyasi derinlikleri var. Ne ordu da dogru duzgun asker biraktilar.
Aralarındaki tek akıllı Xi Jinping. Diğerlerinin koltukları o kadar sağlam değil
Bugün Doğu Bloğu diye adlandırılabilecek ideolojik bir yapı yok. Soğuk Savaş dönemindeki Doğu Bloğu’nun aksine, günümüzde bu ülkeleri bir arada tutan ortak bir dünya görüşü, evrensel bir hedef ya da toplumu dönüştürme iddiası bulunmuyor. O dönemde Marksizm ve komünizm gibi açık bir ideolojik çerçeve vardı, bugün ise böyle bir çerçeveden söz edilemez.
Bu ülkeler genellikle Batı karşıtlığı üzerinden tanımlanıyor. Ancak bu karşıtlık, yeni bir düzen önerisi sunan pozitif bir ideoloji değil, daha çok tepkisel bir duruş. Gelenek, medeniyet, din gibi kavramlar çoğu zaman toplumsal bir dünya görüşünden çok, rejimlerin kendi meşruiyetini güçlendirmek için kullandığı araçlar haline geliyor.
Dolayısıyla burada kültürel bir sistemden söz edilecekse, bu kültür tabandan gelen organik bir yapı değil, siyasal iktidar tarafından seçilen ve yönlendirilen bir çerçevedir. Politik düzlemde ise ortak payda, halk egemenliği ya da özgürlük değil, devlet egemenliği ve rejim güvenliğidir.
Doğu emperyalizme direniyor söylemi de bu yüzden sorunludur. Batı’nın emperyalist geçmişini eleştirmek haklı olabilir, ancak bu ülkelerin izlediği politikalar da emperyalist pratiklerden bağımsız değil.
Sonuç olarak, ortada ideolojik bir Doğu Bloğu değil, otoriter, çıkar odaklı ve gevşek biçimde yan yana duran rejimler vardır. Batı’ya karşı olmak, tek başına bir alternatif ya da ahlaki üstünlük üretmiyor.
Öncelikle: “Yurtta Sulh Cihanda Sulh”
Ama politik olarak AB, siyasi olarak NATO’ya yakın durmalı. “Avrupa ordusu” kurma planları da dikkatle izlenilmeli. Özellikle Trump döneminde ABD’ye daha uzak durulmalı.
Hocam o çarpılı yüzlere ecevit’i eklemeliydin. kıbrıs meselesinden beri uyuzlardı adamcağıza. biz amerikadan bağımsız politika üretmeyi nasıl başarabiliriz onu düşünmek lazım.
Hedef her zaman bellidir. Gazinin dediği gibi muhassır medeniyetler seviyesine ulaşmak gerekir. Onun dışında her zaman tam bağımsız bir Türkiye hayalimiz olmalı.
Atatürkve silah arkadaşlarının büyük hayallerle kurmuş olduğu Cumhuriyet,kuruluşundan sonraki 25 30 yıl içerisinden çökmüştür.Yaklaşık 1945lerden beri sömürgedir(ABD)
Türkiye, Recep nasıl mutlu olacaksa o yönde hareket etmeli. 80 milyon insan onu mutlu etmeye çalışıyoruz çünkü
Batı Doğu bloğu bitti artık kalmadı. Yeni dünya düzeni herkese hayırlı uğurlu olsun. Artık ya ezen olucaksın ya da ezilen. Türkiye tarafsız kalarak acil bir şekilde askeri olarak da tam bağımsızlığını kazanması gerek.
Türkiye uzun vadede bağımsız ve güçlü bir aktör olmak istiyorsa dış politikasını tek bir eksene bağlamamalı. Öncelikli hedef ekonomik ve teknolojik güçlenme olmalı; bu yüzden AB ile hukukun üstünlüğünü sağlayarak güvenilir bir yatırım ortamı oluşturmalı ve AB firmalarının(Fiat, Renault, Volkswagen, Skoda) üretimlerini Türkiye’de kademeli olarak kurmasını teşvik ederek sanayi ve teknoloji kapasitesini artırmalıdır. Bu sırada yerli üretim yapabilecek yetişmiş ve uzman mühendis-teknisyen altyapısını yetiştirip, sanayi altyapısını kurmalı, ardından da üretim ürünleri ve savunma sanayisi alanlarında güçlü bir sanayiye sahip olmalıdır. Çin, Rusya ve ABD ile dengeli ilişkiler sürdürülmeli; kritik alanlarda işbirlikleri korunurken ekonomik bağımsızlık ön planda tutulmalı. Böylece Türkiye, kısa vadeli ittifaklara bağımlı olmadan, uzun vadede stratejik ve ekonomik güç kazanabilir.
Sayın gürcü fakir dostu ampül beyin abd köpüşü olduğuna göre herkese sakso çekmekle beraber asıl olarak abd fahişesğ olcağız gibi
Daha türkçü bir çizgiye geçmeliyiz, bence AB’nin yanında durmalıyız durmasak bile bunu avatajımıza kullanıp balkanlarda türklerin çoğunlukta olduğu yerleri geri almalıyız
https://preview.redd.it/tb35ziudb6bg1.jpeg?width=680&format=pjpg&auto=webp&s=633c4ef691b3989a2380d218e50f9f76a0edcd57