Akp bana bunlara verilen para kadar para versin bunlardan daha iyi troll olurum, en azından zekam var 17’si hangi gün bilebiliyorum.
WaveFunction0bserver on
Tuileries Sarayı’nın Basılması (10 Ağustos 1792)
Tuileries Sarayı’nın basılması, Fransız Devrimi’nin en kanlı ve kritik dönüm noktalarından biridir. O gün, halkın öfkesi artık taşma noktasına gelmişti. Çünkü aylarca süren ekonomik kriz, adaletsizlik ve kralın devrimin kazanımlarını baltalama girişimleri, halkı kendi kaderine sahip çıkmaya zorladı. Ancak bu sadece ekmek meselesi değildi — temel demokratik haklardan yoksun bırakılmanın, özgürlük taleplerinin bastırılmasının ve halkın sesinin sürekli yok sayılmasının sonucuydu.
Paris’in yoksul mahallelerinden gelen devrimci halk kitleleri, yanlarında radikalleşmiş Ulusal Muhafızlar ile birlikte Tuileries Sarayı’na yürüdü. İçeride kral Louis XVI ve ailesi vardı; saray ise kralın sadık İsviçreli Muhafızları tarafından korunuyordu.
Saldırı başladığında, kan gövdeyi götürdü. İsviçreli Muhafızlar disiplinli ve dirençliydi ama sayıca çok azdılar. Parisli devrimcilerle sokak sokak, merdiven merdiven çarpıştılar. Kurşunlar, süngüler, baltalar ve çıplak ellerle verilen mücadelede yaklaşık 600 İsviçreli Muhafız vahşice öldürüldü. Bazıları teslim olduktan sonra linç edildi, bazıları kaçarken yakalanıp parçalandı. Sarayın odaları, koridorları, hatta merdiven basamakları kanla doldu. Öfkeli halk, bir asırdır bastırılan özgürlük arzusunun intikamını alırcasına harekete geçmişti.
Kral ve ailesi ise çatışma başlamadan hemen önce yasama meclisine sığınmıştı, ama bu kaçış monarşiyi kurtaramadı. Bu olaydan sonra kral yetkilerini fiilen kaybetti, kısa bir süre sonra da krallık lağvedildi.
Tuileries Sarayı’nın basılması, bir halkın kendi özgürlüğü için mutlakiyete karşı göze aldığı ölümcül kararlılığı gösterir. Bu sadece bir isyan değil, demokratik taleplerin kanla yazıldığı bir gündü.
YavuzCaghanYetimoglu on
Galiba önceki seçim son seçimdi..
commonneutrino on
Muhalefete oy veren herkesi içeri alın da rahatlayın bari.
CecilPeynir on
İmamoğlu olayı sonrası yaşananlar daha bitmemişken daha da harlayacak bir şey yapmaları bana hiç mantıklı gelmez ama bunlar mantıkla iş yapmıyor.
Hani Mansur Yavaş MHP-AKP kesiminde sevmeyeni olmayan biri o sebeple bu ikinci ayaklarına da sıkmak olur.
Ben AKP olsam biraz daha bekliyeyim biraz daha gündem değiştireyim diye beklerim bu çok saçma bir şey yani ya.
Jusca57 on
Mahsur yavaşı korumamız lazım
jellobend on
Yargıyla büyük siyasi hareketler engellenebilseydi AKP’nin kendisi olmazdı. Zamanında onlara yapılıp başarılı olamayan şeyleri kendileri deniyorlar ve sonuç bekliyorlar.
MuceTea on
izin iptali tam olarak ne demek?
Total_Flamingo_4146 on
CHP ye kayyum iddiaları var? Ortalık fena karışır. Sanki iç savaş çıkarmaya çalışıyor aqp
11 commenti
kaynak : [https://t24.com.tr/haber/ankara-polisi-nde-izinler-kaldirildi-kulislerde-yeni-operasyon-beklentisi-,1232921](https://t24.com.tr/haber/ankara-polisi-nde-izinler-kaldirildi-kulislerde-yeni-operasyon-beklentisi-,1232921)
Bu isimleri de not alalım
https://preview.redd.it/vrnux4ji53ve1.png?width=1080&format=png&auto=webp&s=f01c4f29abb163b7c602af1e406e4d856a4785e6
Akp bana bunlara verilen para kadar para versin bunlardan daha iyi troll olurum, en azından zekam var 17’si hangi gün bilebiliyorum.
Tuileries Sarayı’nın Basılması (10 Ağustos 1792)
Tuileries Sarayı’nın basılması, Fransız Devrimi’nin en kanlı ve kritik dönüm noktalarından biridir. O gün, halkın öfkesi artık taşma noktasına gelmişti. Çünkü aylarca süren ekonomik kriz, adaletsizlik ve kralın devrimin kazanımlarını baltalama girişimleri, halkı kendi kaderine sahip çıkmaya zorladı. Ancak bu sadece ekmek meselesi değildi — temel demokratik haklardan yoksun bırakılmanın, özgürlük taleplerinin bastırılmasının ve halkın sesinin sürekli yok sayılmasının sonucuydu.
Paris’in yoksul mahallelerinden gelen devrimci halk kitleleri, yanlarında radikalleşmiş Ulusal Muhafızlar ile birlikte Tuileries Sarayı’na yürüdü. İçeride kral Louis XVI ve ailesi vardı; saray ise kralın sadık İsviçreli Muhafızları tarafından korunuyordu.
Saldırı başladığında, kan gövdeyi götürdü. İsviçreli Muhafızlar disiplinli ve dirençliydi ama sayıca çok azdılar. Parisli devrimcilerle sokak sokak, merdiven merdiven çarpıştılar. Kurşunlar, süngüler, baltalar ve çıplak ellerle verilen mücadelede yaklaşık 600 İsviçreli Muhafız vahşice öldürüldü. Bazıları teslim olduktan sonra linç edildi, bazıları kaçarken yakalanıp parçalandı. Sarayın odaları, koridorları, hatta merdiven basamakları kanla doldu. Öfkeli halk, bir asırdır bastırılan özgürlük arzusunun intikamını alırcasına harekete geçmişti.
Kral ve ailesi ise çatışma başlamadan hemen önce yasama meclisine sığınmıştı, ama bu kaçış monarşiyi kurtaramadı. Bu olaydan sonra kral yetkilerini fiilen kaybetti, kısa bir süre sonra da krallık lağvedildi.
Tuileries Sarayı’nın basılması, bir halkın kendi özgürlüğü için mutlakiyete karşı göze aldığı ölümcül kararlılığı gösterir. Bu sadece bir isyan değil, demokratik taleplerin kanla yazıldığı bir gündü.
Galiba önceki seçim son seçimdi..
Muhalefete oy veren herkesi içeri alın da rahatlayın bari.
İmamoğlu olayı sonrası yaşananlar daha bitmemişken daha da harlayacak bir şey yapmaları bana hiç mantıklı gelmez ama bunlar mantıkla iş yapmıyor.
Hani Mansur Yavaş MHP-AKP kesiminde sevmeyeni olmayan biri o sebeple bu ikinci ayaklarına da sıkmak olur.
Ben AKP olsam biraz daha bekliyeyim biraz daha gündem değiştireyim diye beklerim bu çok saçma bir şey yani ya.
Mahsur yavaşı korumamız lazım
Yargıyla büyük siyasi hareketler engellenebilseydi AKP’nin kendisi olmazdı. Zamanında onlara yapılıp başarılı olamayan şeyleri kendileri deniyorlar ve sonuç bekliyorlar.
izin iptali tam olarak ne demek?
CHP ye kayyum iddiaları var? Ortalık fena karışır. Sanki iç savaş çıkarmaya çalışıyor aqp