"Pensi di essere morto per la patria, muori per gli industriali “ Citando un utente che condivide. Özgür Demirtaş, con la sua condivisione, ha criticato la comprensione socialista e comunista dell’economia con espressioni dure e ha descritto gli approcci economici dei socialisti come “Dogmatic VE e ha sostenuto che queste opinioni erano lontane dalla realtà scientifica;

    "I comunisti e i socialisti sono simili ai fondamentalisti in molti modi. Le informazioni economiche sono costituite da 3-5 manifesto ideologico. La matematica è zero. L’algoritmo è zero. L’ottimizzazione è zero … .. si assomigliano perché dogmatico. Presentano le loro convinzioni come prova …

    Non fraintendetemi: sono allo stesso punto della posizione libertaria dei socialisti su questioni “sociali”. Tuttavia, siamo in punti molto diversi come un punto di vista economico. Lascia che te lo dica:

    Guarda la parola sul twit: le parole dei comunisti sono finora. Non si rendono nemmeno conto che ciò che viene chiamato lavoro sta per finire. La verità è:

    “Pensi di essere morto per la patria, muori per i politici”

    La persona che chiami l’industriale produrrà senza impiegare i lavoratori con robot umanoidi caricati con intelligenza artificiale nelle fabbriche oscure. Non se ne rendono nemmeno conto.

    Se lo accettano, se i lavoratori sarebbero disoccupati, dicono chi prenderà quegli industriali produtti. Cosa significano per reddito di base universale, non sanno nemmeno come funzionerà i soldi della cittadinanza.

    Hanno due memorizzazione:

    1. Se non c’è lavoro, non c’è produzione! (Ma ho mio fratello, l’intelligenza artificiale distruggerà tutti i subappaltatori!)
    2. Anche se accettano che non ci sarà lavoro, questa volta dicono: cosa succede se i lavoratori non consumano (non sono a conoscenza di chi è fatto dal monetario del consumo)

    Il motivo per cui i comunisti e i socialisti hanno creato gli industriali come una parola anziché politici e che sono politici e idealizzano se stessi …

    Le persone non sono uguali. Alcuni sono più laboriosi, alcuni sono più intelligenti e alcuni sono più intelligenti … la cosa importante non è uguale all’uguaglianza delle persone, ma alle pari opportunità.

    Quindi capirai: "Al comunista ha colpito il fascista …"

    https://i.redd.it/0j6xhhx0jicf1.jpeg

    di Steril-Agent

    Share.

    18 commenti

    1. Steril-Agent on

      Özgür Demirtaş’ın sosyal medya paylaşımını da [Kaynak](https://x.com/ProfDemirtas/status/1943959606125842814) olarak paylaşalım.

      Sol Haber köşe yazarı Orhan Gökdemir de bu paylaşıma dair “Şimdi finans kürsüsü yönettiği üniversitenin harcında on binlerce, yüzbinlerce emekçinin alın teri var. Onları soyarak semirdiler, geniş bir zamanda, dilerse ayrıntılı anlatırız. Demek ki taklit ettiği asıl karakter odur. Demirtaş eğitilmiş bir Sakıp Ağadır. ” diyerek cevap niteliğinde bir yazı hazırlamış;

      “Ekonomist Prof. Özgür Demirtaş, durup dururken, öylesine, X hesabından sosyalist ve komünist ekonomi anlayışını sert ifadelerle eleştirmiş. Eleştirir hakkıdır. Kim eleştirmiyor ki. Kahvehanelerde okey masası yancılarının gözde sohbet konusudur bu. Bir yandan çift atmaya hazırlanan oyuncuya taş tavsiyeleri verirken bir yandan da eşitliğin mümkün olmadığını, beş parmağın beşi bir mi, anlatır. Okey yancısına hak olan ekonomi profesörüne de haktır. Ama tabii bu durumda biraz daha “akılcı”, biraz daha mantıklı, biraz daha bilime dokunan tezler bekliyor insan. En azından komünizmle faşizmi karıştırmamasını umma hakkımız var. 

      Bu eşleştirmedeki gerekçesi ne? Kendi yazımıyla aktaralım, “İnsanlar EŞİT değildir. Kimi daha çalışkandır, Kimi daha zekidir, kimi daha akıllıdır… Önemli olan insanların tümden eşitliği değil FIRSAT eşitliğidir.” Gerekçesi işte bu. İnsanlar eşittir derken, boy pos ölçüsüne gönderme yapıldığını sanıyor profesör. Halbuki bundan kasıt yasalar önünde eşitlik. Kimsenin doğuştan gelen ayrıcalıkları olmaması, doğar doğmaz önde koşmaya başlamaması. Fransız Devrimi’nin İnsan ve Yurttaş Hakları Beyannamesi işte bu özgürlüğü tarif ediyor. Dediği ne? İnsanlar doğuştan özgür ve eşittir, zulme direnme hakkı vardır. Egemenliğin kaynağı tanrı değil halktır, kişi ve grupların elinde bulunamaz, ondan doğan yetkileri de halk kullanır. Devleti idare edenler halka karşı sorumludur, halk tüm kamu görevlilerinden hesap sorma hakkına sahiptir. Hiç kimse dini ve sosyal inançları yüzünden kınanamaz. Mülkiyet kutsal ve dokunulmazdır… Bunlar bildirgenin söylediklerinin özetidir.

      “İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi” 1789 Büyük Fransız Devrimi’nin ardından yayımlandı. Fransa’nın yoksulları, monarşiyi devirmişler, kralı giyotine, kiliseyi öteki dünyanın sınırlarına göndermişler, bu yolla eşit ve özgür olmuşlar ve insanlaşmışlardı. Ümmetin, kulun, tebaanın “insanlığından” söz edemeyiz. İnsan olmak için özgür ve eşit olmak şarttır. Kul olmaktan azat olmayı kastediyoruz. Önünde ve arkasında devrim var. Devrimsiz eşitlikten söz edemeyiz. Edersek parmaklara bakma şartı var. Parmaklarda eşitlik yoktur.   

      “Vatan için öldüğünü sanırsın, sanayiciler için ölürsün” demiş takipçilerinden biri ona, çok kızmış. Sosyalistlerin ekonomik yaklaşımlarını “dogmatik” olarak niteleyerek, bu görüşlerin bilimsel gerçeklikten uzak olduğunu savunmuş. “Komünistler ve sosyalistler birçok açıdan fundamentalistlere benziyor” demiş, bu kesimlerin ekonomik bilgisinin sadece “3-5 ideolojik manifestodan” ibaret olduğunu iddia etmiş devamında. …”

      kaynak: [Pop Prof. Özgür Demirtaş’a komünizm dersleri: Senden Sakıp Ağa olmaz, uğraşma!](https://haber.sol.org.tr/haber/pop-prof-ozgur-demirtasa-komunizm-dersleri-senden-sakip-aga-olmaz-ugrasma-399786)

    2. Open_Bedroom_8009 on

      Komünizm tartışması bir yana liberallerin lafının ciddiye alınması bu ülkenin sonunu getiriyor.

    3. armagetroit on

      Niyetim komünizmi savunmak değil ama prof bey neyden bahsettiğinu pek bilmiyor gibi. Yapay zekalı humanoid robot cümlesimi ironik olmayan biçimde kullanan biri ne yapay zekadan anlıyordur ne de robottan.

      Haydi bir anlığına varsayalım gerçekten böyle android vari iş gücünün yerine geçebilecek bir teknoloji üretildi. Bunlar sudan ucuz olmadıkça sömürü düzeni devam edecek.

      Otomasyon ve iş güvenliğne yardımcı olacak aletler, ki bunlar verimi de arttırıyor, nispeten çoğu sektörde hala var ona rağmen sanayiciler sırf kısa vadede ceplerinden çıkacak para için modernleşmiyorlar. Niye bu yeniliklerle başına masraf çıkarsın ki? Ülkede insan hayatından ucuz bir şey yok. Işçiler haklarına dair en ufak bir sey isterse de kapı gibi devlet ve tüm kaynakları paranın yanında.

      Sırf çocuk işçi ölümünün her geçen yıl arttığı bir ülkede işçiler ortadan kalkacak, patronlar sadece yapay zeka çalıştıracak diyen biri ne tarih ne de ekonomi biliyordur.

    4. baas_sevici23 on

      Sosyalist değilim ama Özgür Demirtaş konuşuyorsa kesin yanlış konuşmuştur okumayacagim

    5. monkeytuccari on

      sosyalizmi kapitalist sistemde işletilen bir ideoloji falan sanıyor herhalde

    6. yazsicagi on

      horseshoe theory basitliğin ve yüzeyselliğin ulaşabildiği en yüksek seviyedir.

      zaten komünistin zıttı faşist değildir. faşist ekonomi diye bir şey yoktur.

    7. ePluribusUnum_1776 on

      Haklı.

      Komünizm dogmatik bir değer sistemidir.

      Dinlere haklı olarak “halkların afyonu” der.

      Ve kendisini yeni bir din olarak öne sürer.

      Komünizm altında hür düşünce yoktur. Partiye karşı çıkan karşıdevrimci olarak fişlenir ve sürülür/ortadan kaldırılır.

      Faşist seni “vatan haini” olarak lanse edip infaz eder. Komünist seni “halkların ve devrimin düşmanı” diye lanse ederek aynını yapar.

      Komünizm ve faşizm gibi otoriter ve totaliter ideolojilerin panzehiri ise, bazı hakların evrensel olduğu ve alıkonulamaz olduğu kaidesi veya inancıdır. Senin vicdan hürriyetini bahşeden devlet veya başka bir beşeri otorite değil. O hürriyeti hiç bir merci veremez veya alamaz.

    8. Özgür Demirtaş gibi yarrak kafalıları mı alıntılıyoruz? O seviyeye mi geldik?

    9. Similar-Amphibian605 on

      O kadar çok buna benzer yorumlara argüman üretip tartıştım ki enerjim kalmadı gerçekten. Her gün zaten liberal ekonominin bizi neden bu noktaya getirdiğini, liberal ekonomi politikalarının vahşi kapitalizm erken evresi olduğunu, kolonyalizm ve bunun doğal sonucu olarak emperyalizme nasıl yol açtığını, askeri harcamaların devlet ile işbirliği içindeki sermaye dinamiklerinin ve dünyadaki savaşların ve ekolojik yıkımın neden kapitalist ekonomi sisteminin varlığını devam ettirmesi için zorunda olduğu bir agresyon olduğuyla ilgili defalarca yazmışımdır. Artık laf anlatmaktan, dogmatiklikle suçlanmaktan ve ‘aptal’ ilan edilmekten çok yoruldum. Biz bunun neden değişip dönüşen bir sistem olduğunu diyalektik içerisinde feodalizmin, bunun sonucu olarak, liberal ekonominin, bunun sonucu olarak kapitalizmin ve bunun da sonucu olarak emperyalizmin diyalektik bir ilişki içerisinde nasıl geliştiğini *bilimsel* bir metot olan diyalektik materyalizm yoluyla açıklayabiliyoruz. Hayat ekonomizm yapanların ekranlarında takip ettiği bir takım sayılardan ibaret değil ve bu talan düzeninin neden bu şizofrenik içe dönüklük yüzünden son bulacağını da anlattık. Ama bunu ifade etmekten çok yoruldum ben. Bir zamanlar dişli bir şekilde Keynesyencilik okumuş ve savunmuş bir insan olarak sadece şunu söylemek istiyorum: önyargıları kırıp biraz o alay edilen insanların fikirlerini okumak, içinde bulunduğumuz sistemin biraz dışında, yeni ve güzel bir şeyler hayal ve inşa etmek o kadar da zor değil.

    10. Relative_Step1299 on

      Kapitalizm doğru bir sistemdir ancak Türkiye’de kapitalist olunmaz.

    11. ipermabanned on

      Adamin sosyal zekasi acayip dusuk. İsine saygi gosteririm de oturup muhabbet edilecek bi insan bile degil bence.

    12. KitchenElderberry588 on

      Ben komünist değilim kesinlikle ama kendisinin ve kendisiyle ayni şeyleri savunan kişilerin savunma şekli de aynı şekilde dogmatik. Ne zaman günümüzde ortaya cikan bu dev gelir eşitsizliğinden bahsetsek öcü varmış gibi “hayt huyt komunist misin sen, görmüyor musun Neo liberal ekonomi ne güzel çalışıyor yauv, inovasyon yauv yükselen gdp yauv” felan diye ortaya çıkıyor bu. Ben kapitalizmin belli bir noktaya kadar inovasyon ve üretkenlik getirdiğine ve gerekli olduğuna katılmakla beraber bu minarşist veya anarko kapitalist savunuyu anlamıyorum. Sayıların sadece yükselmesinin bizim için bir önemi yok bir bilgisayar oyununda değiliz. Çoğumuz daha sosyal devlet olan EU ülkelerinde yaşamayı ABD’ye tercih ediyoruz. Orda kesinlikle ABD kadar inovasyon veya gdp artışı yok ama insanlar daha rahat yaşıyor, hem toplumun alt tarafı hem de üstü. Biz şirket karliliklari daha fazla olsun, gdp yükselsin diye değil kendimiz ve çocuklarımız için daha iyi bir hayata sahip olalım onlarla daha çok ve kaliteli vakit geçirelim istiyoruz. Bu neoliberal-liberteryen anlayış bunu sağlamıyor, gittikçe mahvediyor.

    13. masteraybe on

      Bence özgür demirtaş, linkedin’deki beyaz yaka masallarından çıkıp gerçek dünyaya dönsün önce. Yapay zekaymış. Dünya ucuz iş gücü yaratan outsourcing ve diğer yeni kölelik metodlarıyla değişiyor asıl. Yapay zeka seri üretim mi yapıyor? Temudan cırt cırt deli gibi satın alım yapıyor herkes bunlar yapay zekadan mı çıkıyor?. Tüketim gücü düştükçe emeğin değeri ve ürünün kalitesi düşüyor olan bu. Zenginler de fazladan paralarını lüks denilen yalandan pahalı şeylere harcıyorlar ve enflasyonu körüklüyorlar. Bahsettiği universal basic income’ın olabilmesi için de zaten sosyalizm gerekli. Kapitalistlerin şu anda yapay zekayı kullanma biçimi hocamızın bahsettiği gibi vasıfsız işleri değil, aksine insanların yapmayı görece sevdiği sanat sektörünü ve beyaz yaka işlerini hedef alıyor. Özgür demirtaş’ın kendi mesleği mahalle’deki tesisatçıdan, inşaattaki ameleden önce yok olacak yani. Yapay zekanın ideolojik bir yatkınlığı da yok ve kapitalizmin tekelinde değil. Gayet sosyalist bir düzende daha iyi çalışacak bir teknoloji.

    14. Charming_Tutor5075 on

      Faşist değilse koministtir, sadece bu ikisi var; eğer biri değilse diğeridir kadar saçma bir mantık yok. Faşizmin öyle öne çıkan, genellenebilir ekonomik iddaaları da yok. Oysa sosyalizm-kominizm kapitalist modele bir eleştiri olarak çıktı. Emek yitip gidecek, bu fikirler bitecek demek de saçma. Bugün kapitalist batının geldiği noktada; işsizlik maaşı, doğum izni, mültecilere iş edindirmek için eğitimler, evrensel sağlık hizmeti gibi konular 50li 60lı yıllarda sol ideolojilerin savunduğu konulardı.

      Bugün yaşanan siyasi olaylara baktığımızda 2 tarafta da dogmatik inançlarla tarafını savunan bireyler arasında fark yoktur, o da dogmatik bu da dogmatik demek de doğru değil **çünkü inançlarının izin verdiği noktalarda ayrışıyorlar**.

      32.gün belgeselinin ülkü ocakları hakkında; yurtdışındaki gençlik kampı gibi kamplarda atıcılık ve disiplin gibi konularda nato ülkelerinden gelen burslarla eğitilen gençler anlatılıyor. Bu kişilerin karıştığı olaylarda isimleri dosyalara girdiğinde şurada kan veriyordum bu da kağıdı gibi belgelerle savunma yaptıkları, ancak araştıran savcı tarafından kızılay kayıtlarında belirtilen günde belirtilen yerde o kan grubundan alınan numune olmadığı saptanmış gibi anılar anlatan cumhuriyet savcısı yine aynı belgeselde var.

      Dolayısıyla bu kadar kollanan, devletle ilişiği olan yapı, kendi dogmalarına ters işlere girseler bile kendisini yetiştiren devlet-örgüt-ocak-lider gibi kurumlara itiraz edemiyor. Bugünkü ittifak açıklamasından sonra ülkücü-milliyetçi kökenli sağ örgütler eylemler düzenleyecek mi? Sanmıyorum.

      Ancak sol öğreti bu noktada farklılaşıyor. Lidere biat bu boyutlarda yok. Staline karşı çıkan nüfuzlu solcu isimlerle dolan gulaglar benzeri tablo yukarıda anlattığım gibi “sağ” kesimdeki nüfuzlu kişilerce ortaya çıkmıyor. Soldaki öğreti, dogmatik öğrenen kişilerde bile, sağdaki bu otoriteye sessizlik ortaya çıkaran tabloyu sunmuyor.

    15. _GingerPunk_ on

      Bunları diyen kişinin kendisi de 1980 sonrası ortaya çıkan ve yalan olduğu artık iyice ayyuka çıkmış olan “Patrona her şeyi verelim ve vergilerle beraber işçilerin maaşını olduğunca düşürelim; bu sayede ekonomi kendiliğinden güçlenir ve refah herkese yayılır” Neoliberal dogmasını takip ediyor.

      Ekonomi bilimi denilen alanda insanların bilimle uğraşmasından çok birbirlerinin siyasi amacı olan düşünce kuruluşları tarafından fonlanmış makalelerine sonsuz bir döngü içinde devamlı atıflar yaparak bu dogmalarına akademik kılıf bulmasıyla uğraşılıyor.

      Zaten deney gerçekleştirilemeyen ve doğru veri toplanmasının aşırı zor olduğu bir alanın bu tarz açıklarını kullanarak istismar ediyorlar çünkü gerçekte yaptıkları şey patron tarikatı için dinadamlığıdır.

      Çünkü ekonomi bilimi bu açıklarından kaynaklı olarak makro ölçekte tahmin edilebilir sonuç üretemez. Mesela fizikte bir kere cismin hareket denklemleri çıkartılmıştır ve cismin özellikleri biliniyorsa gelecek hareketi de hesaplanabilir.

      Fakat bu olay makro ölçekteki ekonomide imkansızdır çünkü işin içinde çok fazla bilinmeyen vardır ve hiç kimse şimdiye kadar gerçek dünya ekonomisini hatasız simüle edecek denklem veya model ortaya koyamamıştır, ortaya konulan modeller hep kapalı denklem içinde idealize edilen ve gerçek hayatta karşılığı olamayacak modellerdir.

      Neoliberal akademisyenlerin de bu hatalı modelleri zemin alarak oluşturdukları zengini daha zengin edecek siyasi politikalar üretmeyi sağlayacak çalışmaları sürekli fonlanır veya destek görür. Ekonomi bilimini de bu tarz çalışmalar domine ettiği için bu alanın içinde çalışma yapan insanlar cidden bunlara inanır ve gerçekte ne için çalıştıklarını bile anlamazlar.

    16. TurkishTechnocrat on

      Arkadaşlar, Demirtaş hocamın buradaki argümanı sosyalizmi destekliyor mu yoksa bana mı öyle geliyor?

      Yani benim emeğim değersiz olacaksa ben insani değerimi emeğimin kalitesine göre belirleyen bir ekonomik sistem olan kapitalizm altında yaşamak istemem.

    Leave A Reply