
Considerando che una parte significativa dei proprietari ha ottenuto le loro case attraverso l’eredità o l’acquisto di una casa con l’eredità dell’eredità, è giusto per loro guadagnare entrate perché sono ricchi, non come l’equivalente del loro lavoro?
https://i.redd.it/lbwv2m6hcpsf1.jpeg
di Kaamos_666
13 commenti
Şöyle düşün geçmişte sonuçta çalışarak alınmış o evler yani üstlerinde emek var mı var ebeveynleri çalıştı ve iyi kazandı diye insanları niye suçlayalım ki. Kapitalizm eleştirisi yapılacaksa bundan daha önce eleştirilmesi gereken şeyler var.
26k alıyorum 23k kira ödüyorum
Dünyada BELKİ adil bizde kesinlikle değil. Bizde nerede devlet arazisi var gecekondu yapıp sonra imar affı ile tapuyu alan cahil, cühela, hırsız varsa mal, mülk sahibi oldu. 20 yıl önce yaptırdığı gecekonduyu yıktırdı kat karşılığı verip 10 daire aldı. O sırada dürüst vatandaş 1 ev almayı bırak kiradan çıkamadı.
Adil değil tabii ki ama bunun “ailenin parasıyla geçinemezsin” veya “ailenden kalanları kullanamazsın” gibi bir anlamı olmamalı. Olması gereken; bir ailenin diğer insanlardan, kendi neslindeki kişilerden çok fazla kazanıp bunu başkalarına fahiş fiyatla sunabileceği bir yatırıma dönüştürememesi, yapılan yatırımın değerinin ülkedeki/dünyadaki bazı ayrıcalıklı gruplar öyle istiyor diye zaman içinde 100/1000 katına çıkmaması. Yani bir ailede 2 çocuk ve ebeveyne ait 2 ev varsa bu miras adil olabilir ama her çocuğa sırf annesi babası fazla kazandı (veya “iyi yere” yerleşti) diye beşer-altışar ev kalması adaletsizlik.
ne %50’si? istanbul’da niteliksiz işlere verilen maaşlar kiradan az.
millet ayın 15 gün belki de daha fazla iki duvar arasına sığınmak için çalışıyor. Bende hesapladım ayın 4-5 günü devlete vergi ödemek için çalışıyorum. Umarım burunlarından gelir “may karma strike those bitches!”
Hayır. Eğer paraya bir emek kredisi olarak bakarsak emek üretmeden gelir elde etmenin hiçbir formu adil değildir.
Bir işçi, işvereni için emek üretiyor. Karşılığında alması gereken paranın bir kısmı işverenin cebine gidiyor. İşçiye kalan kısmının da yine bir kısmı ev sahibine gidiyor. Ürettiği emeğin kredisinin yalnızca küçük bir kısmı kendi cebine gidiyor.
Kapitalizm dediğimiz bu sistemin hiçbir yanı adil değil. Bundan dolayı emek üretme potansiyeli olan hiç bir araç, bir bireyin miras bırakabileceği özel mülkü olmamalı. Emek oluşturulabilen, üretim araçları dediğimiz bu mekanizmalar işçi sınıfının kontrolü altında olmalı.
Bu, özgürlükle çürütülemez. Bir insana, özel mülke sahip olma hakkı verildiği anda işçilerin emeğini sömürme hakkı da verilmiş olur. Yani bir başkasının özgürlüğüne el koyma hakkı. Nasıl kimseye cinayet hakkı vermiyorsak, özel mülke sahip olma hakkı da verilmemelidir.
Burada bahsedilen özel mülkün, emek üretme potansiyeline sahip olan üretim araçları olduğunu, bireylerin kişisel mülkleri olmadıklarını anlamak da aşırı önemlidir.
Oğlum şu selamı kepsiz vermeyin ulan tam cinnetlik
50%?
Oğlum geçen bir postta kira kan emiciliktir dedim diye eksiye boğdunuz beni. Sadece ev değil işyeri kiraları bile saçmalık, onlar yüzünden dışarıdan aldığınız herşey pahalı.
And thus, a meme was born.
https://preview.redd.it/5ltj58mnnpsf1.jpeg?width=3552&format=pjpg&auto=webp&s=89dd9cc5fde5780baf78ea7dc3c6aa5c6d101654
İş işten geçti aslında konuşmanın mantığı yok ta. Adil olması için bir ev ya da arsa alınca aslında devletten yaklaşık 100 yıllığına kiralamak şeklinde olmalıydı. bu sayede ya ölünce ya da 100 yıl dolunca devlete geri dönüp tekrar kiraya verilmeliydi. Ayrıca bir kişi en fazla mesela 2 tane alabilecekti bu şekilde. Bu sayede insanlar temel ihtiyaç olan arsayı evi stoklamak yerine başka sektörlere paralarını aktaracaktı.
Düşüncem kusurlu olabilir. Postu görünce aklıma geldi.
Hatta bu fikrimdeki bariz kusur devletin bu arsaları evleri kendi yandaşlarına ucuza vereceğini göz ardı etmek.
Bu yüzden mortgage daha mantıklı kiradan. Bankaya faiz ödüyorsun ama yine de her ödeyişte evin bir payı senin oluyor.