
Dove sono i neo-ottomanisti che dicono che siamo i nipoti degli ottomani, Atatürk è venuto e ci ha portato via la sharia? In passato tutti indossavano chador, tuniche e turbanti neri. Venite avanti ora e applaudite la decisione presa oggi dal vostro califfo, sultano e maestro.
https://i.redd.it/mhosd770wxyf1.jpeg
di VixenPaw
4 commenti
28 ekim 1923 günü afganistan tarzı bir şeriatın içinde olduğumuzu sanan kemalistler ne diyor peki bu duruma?
söylememe gerek var mı bilmiyorum islamcı veya kemalist değilim, aynanda ikisine de karşı olunabiliyor evet.
III. Selim döneminde askerî okullarda Fransızca zorunlu dil hâline getirilmişti. Devlet, ikinci yabancı dil olarak da Fransızcayı zorunlu kıldı, dışarıdan uzmanlar getirtilip Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane kuruldu. Mısır İsyanı sırasında Rus gemilerinin İstanbul’a demirlemesine izin verildi, Nizip’te Şeyhülislam’ın etkisiyle ağır bir yenilgi yaşandı. 1828’de Kıyafet Nizamnamesi çıkarıldı ve II. Abdülhamid döneminde çarşafın yasaklanmasıyla bu süreç bir anlamda son noktaya ulaştı. Yani Cumhuriyet devrimleri birdenbire gökten inmedi; Osmanlı’nın modernleşme çabalarının ulaştığı son aşamaydı.[](https://tr.wikipedia.org/wiki/Mekteb-i_T%C4%B1bbiye-i_%C5%9E%C3%A2h%C3%A2ne)[](https://tr.wikipedia.org/wiki/Mekteb-i_T%C4%B1bbiye-i_%C5%9E%C3%A2h%C3%A2ne)
Yanlış anlama dostum da, Tanzimat Fermanı ile günümüzün siyaset sahasının alakası ne? Neo Osmanlıcılar, siyasal İslâmcıların tabanlarına pompaladığı saçma sapan bir propagandaya inanan akılsız bir güruh. Yarın iktidar değişsin neye inandıklarını unuturlar. Bunlara cevap vermeye değer mi gerçekten? Onlara bu propagandalarını verenler, kendi makamlarında ve saraylarında müteahhitlerinin bütçelerine kafa yoruyor. Tarih umurlarında değil. Sadece kendilerini meşrulaştırmak için uydurdukları hikayeler var.
Tanzimat Fermanı, gerçekte, Osmanlı İmparatorluğu’nun elitlerinin, devletin devamını esas alan kapsayıcı ve birleştirici bir ideoloji benimsemelerinin neticesidir. Amaçları tüm Osmanlı tebaasının devlet kurumlarından eşit faydalanmasını sağlamaktı. Ama bunun olmamasının yapısal nedenleri vardı. Neo Osmanlıcıların böyle şeyleri anlayacak kadar beyinleri yoktur. Bu sebeple bu konunun bugünün siyaset sahası ile zerre alakası yoktur. Bu konular yüz elli yıl öncesinde kaldı. “Osmanlı Vatandaşlığı” olarak ifade edilen bu ideolojinin uygulamaları, istenilen sonuçları çetin iç ve dış koşullar nedeniyle verememiştir ve imparatorluk hızla parçalanma sürecine girmiştir. Bu durumda Türkçü bir milliyetçiliğin ortaya çıkması için gereken kültürel ve özellikle siyasi zemin çeyrek asır içinde oluşmaya başlamıştır. Böylece bizim bugünkü devletimizi kuracak kadrolar ortaya çıkmaya başlamıştır. Devletimizi kuranlar daha başka tarihi şartlar içinde farklı davranarak ”Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığını” ortaya çıkarmışlardır. Bugün de kimliğimizde yazanlar o kadroların çabalarının bir ürünüdür. Bugün hepimiz aynı vergileri veriyoruz, aynı koğuşlarda askerlik yapıyoruz, kısacası aynı kamu kurumlarından faydalanıyoruz. Cumhuriyet bunu amaçlamıştır ve başarmıştır. Yani kim ne yapsın artık ”Osmanlı Vatandaşlığı”nı? Böyle bir şeyi siyaset için eğip bükmek mantıklı değil.
Atatürk düşmanları bugün fes takarken dedeleri fes takanları gavurlukla suçlayıp öldürüyordu.
Atatürk bir turnusoldur. Adamın yaptıklarını eleştirenlerin ağzından bir tane akıllı laf duyamazsın.